RSV (Respiratuar Sinsisyal Virüs) her yaştaki hastada solunum yolları enfeksiyonuna yol açabilen, oldukça bulaşıcı bir virüstür. Bebeklik ve çocukluk döneminde alt solunum yolları enfeksiyonunun en sık görülen sebebidir. RSV, her yıl sonbaharın sonundan ilkbahara kadar yaklaşık beş ay süren salgınlar yapmaktadır. Yenidoğan bebeklerin %60'ı doğumlarından sonraki ilk salgında RSV'ye maruz kalırlar. Yaşamlarının en geç 2.-3. yıllarına kadar tüm çocuklar RSV enfeksiyonu geçirir. RSV enfeksiyonu kalıcı bağışıklık oluşturmaz; bazen tek salgın döneminde birden fazla enfeksiyon geçirilebilir. Yetişkinlerde ve 3 yaşın üstündeki çocuklarda basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak gözlenen hastalık; kırgınlık, burun akıntısı, boğaz ağrısı, hafif bir öksürük ve baş ağrısı gibi şikayetlerle atlatılır.
Ülkemizin de içinde bulunduğu kuzey yarımkürede Ekim-Nisan ayları arasında salgınlar yapmaktadır. Bununla birlikte, RSV tüm yıl boyunca enfeksiyona neden olabilir. RSV salgın dönemleriyle ilgili en sağlıklı bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz.
Prematüre bebeklerin savunma sistemleri zamanında doğan bebeklere göre daha zayıftır. Ayrıca, prematüre bebeklerin akciğerleri tam anlamıyla olgunlaşmamıştır. RSV, üç yaş üstü çocuk ve yetişkinlerde çoğunlukla ciddi bir problem oluşturmazken, prematüre ve savunma sistemi zayıf bebeklerde ciddi tablolara neden olabilir. Hastanın alt solunum yollarının tıkanmasıyla seyreden ve ciddi solunum yolu enfeksiyonları ile ilerleyerek hastaneye yatırılmayı gerektirecek, bazen de ölümle sonuçlanacak ciddiyette problemler oluşturabilir. Bu tablo özellikle prematüre doğan bebeklerde daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalarda RSV'ye maruz kalmış prematüre bebeklerin hastalık sonrası iki yıl boyunca hastaneye yatma, doktor kontrolü ve ilaç kullanımı oranlarının diğer bebeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca bu hastalarda yaşam boyu sürebilecek kronik akciğer hastalığı ve astımın görülme ihtimali artmıştır.
Kronik akciğer hastalığı, çoğunlukla, uzun dönem mekanik solunum desteği ve yüksek oksijen konsantrasyonlarında oksijen desteği alan prematüre bebeklerde görülmektedir.
Bazı kronik akciğer hastalığı semptomları:
Birçok değişik tipte doğuştan kalp hastalığı (DKH) vardır ve bazı DKH tipleri ciddi RSV enfeksiyonu ihtimalini büyük oranda artırmaktadır. Eğer bebeğinizin doğuştan kalp hastalığı varsa, ayrıntılı bilgi için doktorunuzla görüşebilirsiniz.
RSV enfeksiyonu ilk başlarda soğuk algınlığı belirtileri ile karşımıza çıkar. Bunlar; hafif ateş, burun akıntısı, öksürük benzeri soğuk algınlığı belirtileridir. Hastalığın şiddetlenmesi ve karakteristiğinin değişmesiyle birlikte şikayetler şiddetlenir. Virüs, özellikle prematüre bebeklerde 3-4 gün içerisinde akciğer dokusuna yayılarak küçük hava yollarına (bronşiyollere) ulaşır. Bu, çok ciddi bir durumdur ve her an solunum yetmezliğine sebep olabileceğinden acil müdahale gerektirir.
Enfeksiyonun ilk dönemlerindeki bazı belirtiler:
Durumun ciddileştiğini gösteren bazı belirtiler şunlardır:
Bebeğin çevresindeki insanların bebeğe RSV bulaştırmaktan kaçınmalarını sağlamak için tedbirler alınmalıdır. Bu kişilere bebeğin RSV'ye yakalanmasını önlemenin ne kadar önemli olduğu anlatılmalıdır.
RSV damlacık yolu ile bulaştığından, bebeğin, nezle benzeri şikayetleri olan kişilerle (kardeş, akraba, komşu vb) temasının engellenmesi gerekir. Virüs vücut dışında da canlı kalabileceğinden bebeğe dokunmadan önce eller sıcak su ve sabunla yıkanmalıdır.
Prematüre veya altta yatan başka problemleri (savunma sistemi hastalıkları, doğumsal kalp rahatsızlıkları vs) olan bebekleri salgından korumak gerekir. Birçok çalışmada, mevcut koruyucu tedbirlerin yanı sıra salgın öncesi dönemden başlayarak toplam beş ay süresince koruyucu aşı yapılmasının prematüre bebekleri kısa ve uzun vadede koruduğu gösterilmiştir.
Alınabilecek önlemler:
Bu kurallar evin bir köşesine asılabilirse hatırlanmaları kolaylaşır. Bu kurallara uymak bazen güç olabilir ama bebeğin sağlığı için çok önemlidir.
Ne yazık ki RSV enfeksiyonu başladıktan sonra hastalığın seyrini değiştirebilecek bir ilaç mevcut değildir. Hastalığı ciddi geçirme ihtimali olan prematüre bebeklerde koruyucu aşı önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda aşının hastalığı engellediği veya daha hafif geçirilmesini sağladığı gösterilmiştir.
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için lütfen doktorunuza başvurun.