Prematüre ailelerine destek için 2 yıl önce kurulan El Bebek Gül Bebek Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Yenidoğan Uzmanı Dr.Gülnihal Şarman; Yeni Tüp Bebek Yönetmeliği'nin çoğul gebelikler ve prematüre doğumlara olabilecek etkilerini özetledi.
Görüşlerine danıştığımız Şarman ‘Yeni TÜP BEBEK YÖNETMELİĞİ’nin çoğul gebelikleri engeleyeceğini umuyoruz. Çoğul aileleri PERİŞANLARI oynuyorlar. Gebelik oluşana kadar ilgi çok, sonrasının BAŞIBOŞ’ sözleri ile olayın önemine bir kez daha dikkat çekiyor.
Şarman sözlerini şöyle sürdürdü;
Mart 2010’da yayınlanan Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkındaki yeni yönetmeliğin Türkiye’de kontrolsüz bir şekilde yürütülen tüp bebek girişimlerini kontrol altına alacağını umuyoruz. Tüp bebek gebeliklerini sadece oluşturmak değil, bu gebelikleri SAĞLIKLI İNSAN OLUŞTURMA noktasına taşımak amaç olmalıdır. Hatta tek amaç bu olmalıdır! Yönetmeliğe göre bundan sonra 35 yaş altı kadınlara ilk iki uygulamada TEK embriyo, 35 yaşın üzerindeki tüm uygulamalarda en fazla iki embriyo transfer edilebiliniyor. Yeni transfer kurallarının sonucunda transfer sayılarını en az iki misli artacağı düşünülüyor. Dolayısıyla çoğul gebelik oranlarının ise 5-10 KAT düşeceği tahmin edilmekte. Bu bizim için çok önemli bir gelişme.
1980’lerden beri yaygınlaşan 1990’larda ise ivme kazanarak artan tüp bebek uygulamaları sonucu çoğul gebeliklerde ülkemizde de bir patlama yaşandı. Bebek yoğun bakımları erken doğan çoğul gebeliklerle dolmuş taştı. İkiz gebelikler tüp bebek öncesi döneme göre % 65, üçüz ve daha fazlası olan doğumlar ise % 400’ün üzerinde arttı. Türkiye’de şimdiye kadar ne yazık ki tüp bebeklerin envanteri tutulmadı. Bu nedenle doğumsal anomalileri, erken doğum oranları, gelişim problemleri bilinmiyor. Bunlar kabul edilemez eksikliklerdir.
Yeni yönetmelik ise gelişmiş Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tüp bebek gebeliklerinin yakından takip edilmesini gerekli kılıyor. Ayrıca dernek olarak, doğan tüp bebeklerin gelişimlerinin de uzun dönemli izlenmesini umut ediyoruz. Çünkü tüp bebek uygulamalarının gerçek başarısı ancak uzun dönemli takip çalışmalarında görülebilecek.
Tüp bebekler İKİZ olarak doğduklarında prematürelik riskleri TEK TÜP bebeğe göre 10 kat artıyor, ortalama 3 hafta daha erken doğuyorlar ve doğum kiloları 800-1000 gm daha az oluyor. Eğer dezavantajlı bu başlangıç önlenebilirse tüp bebekler daha iri, zamanında ve tabii ki SAĞLIKLI doğacaklar. Ailelerin üzerine düşen korkunç yük azalacak, yıllar sonra TEK ama SAĞLIKLI bebekleri olacak.
İkiz gebeliklerin % 50’si, üçüzlerin % 95’i bebek yoğun bakıma yatmakta! Suni yöntemlerle yaratılan bu gebeliklerin ACİLEN kontrol altına alınması gerekiyor...
Prematüre ailelerinin sorunlarını gündeme taşıyarak çözüme ulaştırmayı bir numaralı amaç olarak gören ve bu gaye ile kurulmuş olan El Bebek Gül Bebek Derneği'ne 2 sene içinde başvuran sorunlu prematüre ailelerinin başında tüp bebek üçüzlerinin anne-babaları gelmekte. Hemen ikinci sırada da tüp bebek ikiz aileleri bulunmakta. Çoğu aileler çoğul bebekleri doğduktan ve birçok komplikasyonlar geçirdikten sonra bir umut ışığı bulmak için derneğimizi arıyor; Sakat, kör, sağır olan çocuklarına yardım edebilmemiz için... BAŞLARI BOŞ bırakılmış BİÇARE olarak...
Üçüzleri 26. haftada doğan bu ailenin bir çocuğu sinir hastalıkları, fizik tedavi, retina, işitme ve kulak burun boğaz uzmanları tarafından sürekli takipte iken bir diğer çocuğu da çocuk cerrahı, fizik tedavi ve gelişim uzmanları tarafından takip edilmekte olan bir aileden örnek verebiliriz. Ailenin üçüncü çocuğunda ciddi problem olmadığı için ilgilenilmediğinden gelişim sorunları gözleniyor. Anne bu anormal yük altında sürekli sinir krizleri geçiriyor. İkiz gebeliklerin % 50’si, üçüzlerin % 95’i bebek yoğun bakıma yatmaktadır. Suni yöntemlerle yaratılan bu gebeliklerin ACİLEN kontrol altına alınması gerekiyor.
Prematüre ailelerinin sorunlarının başında gelenler...
El Bebek Gül Bebek Derneği prematüre ailelerin sorunlarına başvurular çerçevesinde çözümler aramakta. Derneğe yansıtılan önemli sorunların başında “prematüre doğum yapan ÇALIŞAN annelerin ücretli doğum izinlerinin bebek eve gelene kadar tükenmesi” konusu olarak dikkat çekiyor. Dernek olarak, bu konuda düzenleme yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Ağustos 2009’da başvuru yapılmıştı.
Gülnihal Şarman sözlerine; “Prematüre doğumlar zamanından önce, plansız ve genellikle acil koşullarda gelişmekte olan doğumlardır. Özel sigortaların (biri hariç) pek çoğunda prematürenin bebek yoğun bakım masraflarını karşılamamakta. Bu konunun da acilen çözümlenerek ailelerin prematüre bebeklerinin bakımları için bebeklerini hastane hastane dolaştırmamaları gerektiğine inanmaktayız. Özel sigortaların bebek yoğun bakımı karşılamamaları nedeniyle bugün pek çok hastanede bebek yatakları atıl kalmaktadır. Bebekler sıkışık ve kısıtlı bakım koşulları altında devlet hastanelerinde yatırılmaya zorlanmaktalar. Bu konuda da en kısa zamanda Sağlık Bakanlığı ve özel sigortalar ortak çalışmalar yaparak aileleri maduriyetten kurtarmalıdırlar. Ancak böylece gerçekten el kadar doğan bebeklere gül gibi bakım sağlanabilir.” diyerek son verdi.